Seçili branş sayfasına gider



0 İSMEK, vermiş olduğu ücretsiz sanat ve meslek eğitimi hizmetinin yanında İstanbullulara yine ücretsiz olarak ulaştırdığı yayınları ile dikkat çekmektedir. Bu bölümden yayınlarımızı PDF formatında bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz.







Stilize edilmiş doğadaki bitkilerin, yalın halinden karmaşık detaylarına kadar olan süreçte en belirgin olan motiflerimizden biri de “yaprak” ve “yaprak motifleri”dir. Orta Asya’dan göçlerimizle yola çıkan stilize motiflerimiz Anadolu coğrafyasında Selçuklu ve Beylikler döneminde geometrik süslemeye verilen önem nedeniyle sekteye uğramış olsa da 15. ve 16. yüzyıldan sonra sanatımızın her alanında kullanılmıştır.


Doğanın sadece toprak, taş gibi yüzeylerden oluştuğunu düşünürseniz ne monoton, ne renksiz bir hayat olurdu. Bence doğanın makyajı olan yeşil bitkiler, çiçekler içinde yüzeyleri güzel gösteren en önemli etkendir. İşte bu önemli doğa unsuru, tezhip sanatımızda da önemli bir yer tutar. Çeşitli yorumlanış şekilleriyle yüzyıllar içerisinden günümüze kadar gelmiştir.

Sade, yalın yapraklar
Sade yalın uzun yapraklar
Tırtıklı yapraklar
Hançer yapraklar
Katlanmış yapraklar

Yaprak motifi için isimlendirme ve şekillendirme birkaç şekilde yapılabilir. Yaprak motifinde de diğer stilize motiflerde olduğu gibi geometrik bir plan vardır ve bu planlara göre motif şekillendirilir.



En yalın haliyle kullanılan yaprak motifimizde, yaprağın sırt kısmı bir yaydan, yaprağın iç kısmı da es yapan bir çizgiden oluşur, bu estetik iki çizginin birleşmesi ve ara damar iç çizgisiyle yaprak motifi oluşur. Motifi uygulayanın el alışkanlığına göre yaprağı oluşturan çizgilerin yapım yönü belirlenir.

Sazyolu üslubunda da kullanılan kenarları tırtıklı yapraklar çizilen –es- plan üstüne küçük yarım yapraklar üst üste birleşerek kenarları tırtıklı yapraklar oluşur. Uygulamacılar arasında “hançer yaprak” olarak da adlandırılan bu tarz yapraklar katlanmış ve uzun şekilde yaprak kompozisyonlu çalışmalarda yoğun olarak kullanılır. Aslında hançer yaprak olarak nitelenen form, yaprağın sırtı düz bir yay, iç kısmı tırtıklı çizilmiş olanıdır. Düz sırt çizgisi kısmına desen kompozisyonu içinde yarım penç, hatai, gonca, gibi motifler yerleştirilerek zengin bir görünüm sağlamakla birlikte, yeni dalların ayrımında da kullanılır.

Yaprak katlamaları kompozisyon içinde kullanılan bir diğer yaprak unsurudur. Yaprakların bilinen ve çizilen formlarına ek gibi çizilen bu kısımlar, doğadaki haliyle yaprağın kıvrılmış, katlanmış gölge yapmış halini temsilen çizilmişlerdir. Kompozisyon zeminlerinde boşlukları dolduran tamamlayıcılar olarak kullanılırlar.

İri çizilen yaprak motifleri içinde, yaprağın ortasından geçen ana damar çizgisinin yerinde, penç, hatai, gonca gibi motiflerden oluşan tek sıra, işlenmiş kompozisyonlara da rastlanır. Tezhib sanatında genelde halkâr tarzında bu tür esprili uygulamalar görülür.

“Yaprak” sözcüğü geçince, ilk aklımıza gelen ve karakteristik uygulamalarıyla bir üslup olan “sazyolu”na değinmeden geçemeyiz. 1514’de Yavuz Sultan Selim’in Tebriz’den getirdiği Bağdatlı sanatkar “Şah Kulu” bu üslubun Anadolu toprakları üzerindeki ustası olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman döneminde saray nakkaşhanesinin başına geçen Şah Kulu, Velican gibi önemli bir öğrenci de yetiştirmiştir. Kalemişi, çini, taş mermer süslemelerinde de örneklerini gördüğümüz “saz yolu” tarzı çalışmaları Kadırga Sokullu, Eminönü Rüstem Paşa, Topkapı Takkeci İbrahim Ağa camiilerinde, Topkapı Sarayı Sünnet Odası duvarlarında izleme şansımız vardır. Kitap sanatlarımızda da ülkemiz müzelerinde ve dünya müzelerinde şahkulu imzalı ve atfen eserleri bulunmaktadır. Merkez bir noktadan çıkan ve tırtıklı yaprakların küçüklü büyüklü belirli bir sıra ile kullanıldığı, yaprak ortasındaki saptan gelen orta damarın özellikle kalın çizildiği yaprak alt kısmında iri tırtıklı kısmın üste doğru küçüldüğü ve inceldiği özellikleriyle göze çarpan sazyolu üslubunda katlanmış ve –es– yaparak uzayıp giden yapraklar görülür. Yapraklar arasına yerleştirilmiş olan hatai “gonca”, “penç” motifleri, kuş çizimleri diğer belirleyici noktalardır. Yaprak ortasındaki kalın damarı çizmek ve fırça ile işlemek ayrı bir maharet işidir. Makbul olan bir defada kalından inceye eğrilikler ve çıkıntılar oluşturmadan bu kalın damarı fırça ile çekebilmektir. Bu uygulamalarda görülen bir önemli özellikte tahrir’de (kontörde) kullanılan siyah is mürekkebi rengi yerine ¬¬–sephia– renginin benimsenmiş ve kullanılıyor olmasıdır. Açık renk aharlı kağıtlar üzerine işlenen desenler şahkulu ekolünün simgeleridir.

Tezhip sanatında yapraklar gibi boşluk dolduran birkaç önemli motif de trifil, sap çıkmaları, taşlar, stilize hayvanlar şeklinde yer alır. Trifil; tezhip sanatında halkâr adını verdiğimiz süsleme tarzında yapılan kompozisyonun kalan küçük boşluklarında kullanılan burgu şeklinde çizilmiş helezonu andıran çizime ve fırça darbelerine verilen isimdir. Asma dallarında üzüm oluşmadan önce oluşan helezoni, kıvrımlı ince dal kısmı ile aynı espridedir. Trifil adını da bu görüntüsünden dolayı alır. Yapraklar arasındaki bu ince helezoni kıvrımlar, tezhip sanatında da stilize olarak kullanılmıştır. Bu helezonlar asma dallarındaki gibi uzun olabildiği gibi, kısa virgüller şeklinde de kullanılır. Tezhip kompozisyonun içinde rastgele kullanılmış olanları eseri kötü gösterebileceği gibi dengeli ve uzmanlıkla kullanılmış olanı kompozisyona bir akıcılık ve denge sağlar.



Yeni yetişen ağaçlarda, çiçek saplarında genelde bahar mevsimiyle birlikte görülen budaklar, tomurcuklar, fiskiller, stilize edilerek tezhip sanatımızda da kullanılmıştır. Sap çıkmaları uzun sapları örtmek, sapların kesişme noktalarını kapatmak, boşluk doldurmak gibi vazifeleri vardır. Bu stilize edilmiş tomurcuklar üst üste, yan yana simetrik olarak, yapraklarla ve penç tomurcuklarıyla bir arada kullanılarak şekil almışlardır. Boşluk doldurmak kadar dal üzerinde kullanılarak kompozisyon içinde bir denge unsuru yaratan bu motifler kullanan kişinin tecrübesi ile şekil alır. Diğer tezyini elemanlar, unsurlar gibi kullanımı son derece dikkat isteyen bir motiftir.



Kompozisyon içinde dallardaki boşlukları dolduran, tek veya birkaçı bir araya gelerek kullanılabilen spiral şeklindeki yuvarlak süsleme unsurları doğadaki çeşitli hayvanlara benzetilebilir. Bu anlamda bu süsleme elemanı en çok salyangoza benzetilir. Dal üstünde kullanılması dala sarılmış olması, salyangozun kabuğu gibi stilize şekil alması bu kanıyı da kuvvetlendirir. Benim izlenimlerimde de büyükten küçüğe bir dal üzerinde dizilerek kullanıldığında bu tezyini eleman “tırtıl”a da benzetilebilir. Bu yuvarlak spiral motif duruma göre şekillenerek değişik şekillerde olabilir.



Bulut motifine benzeyen, küçük yığma süsleme unsuruna kaya motifi denir. Bu motif çiçeklerin çıkış noktası olarak kullanılır. Halkâr, tezhip kompozisyonlarında kullanıldığı gibi, minyatür çalışmalarında da karşımıza çıkar.

Doğada hafif bir rüzgarla uçuşan bu yapraklar, motif kompozisyonları içinde yarattıkları akıcılıkla Türk Süsleme Sanatı’nın önemli unsurları olmuşlardır. Bu uçuşan yaprakları sanatımızda hep görmek ve gelecek nesillerinde görmesini sağlamak amacıyla…

M.S.G.S.Ü
Güzel Sanatlar Fak. Geleneksel Türk San.
Tezhip Öğr. Gör. Dr. Münevver Üçer
İSMEK Türk İslam Sanatları Tezhip İhtisas Usta Öğreticisi

Dergilerimizdeki makale ve röportajlardan bazı başlıklar;

Ahşap Yontu Sanatında Çağdaş Yorumlar
Fırçanın Uçuşan Yaprakları
Gerçek Bir Düştür Kurdele Nakışı
El'imizdeki Sanat; Osmanlı Misk Sabunları


İSMEK YÖNETİM MERKEZİ
İskenderpaşa Mah. Ahmediye Cad.
Hacı Salih Efendi Sok. N:6 Fatih / İstanbul
Tel:0212 531 01 41 (pbx) ismek@ismek.org
Bize ulaşın